Vakfımız, bilimsel birikim ile insan hikâyelerinin kesiştiği noktadan doğdu. Kanserin yalnızca bir hastalık olmadığını; bir aileyi, bir çocuğu, bir hayatı tamamen değiştirebilen derin bir süreç olduğunu kliniklerde, hastanelerde, toplantı odalarında ve toplumsal sahada yıllar boyunca gözlemleyen akademisyenler, hekimler, bilim insanları ve toplum liderleri, güçlerini aynı amaç için bir araya getirdi.
Her gün erken tanıyla kurtulan hayatlara tanıklık ederken, aynı zamanda bilgiye erişemediği için geç kalan insanların hikâyelerini de gördük. Hem bilimsel başarıların sevincini hem de gecikmiş tanıların sessiz acısını yaşadık. İşte bu çift yönlü deneyim, bizi kanserle mücadelenin yalnızca tedaviye odaklanarak yürütülemeyeceğini; önleme, farkındalık ve erken tanının aynı derecede hayati olduğunu anlatan bir yolculuğa çıkardı.
Bu vakıf; toplumun güvenilir bilgiye ulaşmasını sağlamak, riskleri azaltmayı öğretmek, erken tanı alışkanlığını yaygınlaştırmak ve aynı zamanda daha etkili ve güvenli tedaviler için bilimsel araştırmaları desteklemek amacıyla kuruldu. Hepimizin ortak inancı şudur:
Doğru bilgi, doğru zamanda verildiğinde bir hayatın akışını değiştirebilir.
Bugün vakfımız; bilimin ışığını topluma taşıyan, önlenebilir riskleri azaltmayı hedefleyen, geleceği korumayı görev bilen, çok sesli ve çok disiplinli bir iyilik hareketi olarak yoluna devam etmektedir.


Bu vakfı, kanserle mücadelede yıllardır sahada gördüklerimiz, bilimsel verilerden öğrendiklerimiz ve biriktirdiğimiz insani tecrübeler bizi ortak bir noktaya getirdiği için kurduk. Kanserin önlenebilir bir hastalık olduğunu biliyoruz; ancak toplumun büyük bir kısmı bu bilgiye zamanında ve doğru şekilde ulaşamıyor. Erken tanı oranlarını artırabilecek testler, koruyucu yaşam tarzı önerileri, genetik risk değerlendirmeleri ve bilimsel gerçekler çoğu zaman karmaşık, dağınık ve ulaşılamaz hâlde kalıyor.
Her gün kliniklerde aynı gerçeği gözlemledik:
Doğru bilgiye doğru zamanda ulaşılsaydı, tanı daha erken konabilir ve hayatın akışı değişebilirdi.
Tedavide büyük fark yaratabilecek bilimsel çalışmaların çoğu yeterli destek bulamadığı için yarım kalıyor. Oysa kanser biyolojisi, yapay zekâ, radyogenomik, mikrobiyota, inflamasyon ve yaşam tarzı bilimi gibi alanlarda yapılacak her araştırma, hem tedaviyi güçlendirebilir hem de geleceğin sağlık yaklaşımını değiştirebilir.
Bu yüzden bir “önleme” organizasyonu değil; önleme, erken tanı ve tedaviyi iyileştirecek araştırmaları destekleyen bütüncül bir bilim hareketi yaratmak istedik.
Bu vakıf;
– Bilgi kirliliğine karşı bilimin sesini yükseltmek,
– Topluma güvenilir sağlık rehberliği sunmak,
– Tarama ve erken tanı bilincini yaygınlaştırmak,
– Genç araştırmacıları ve yenilikçi çalışmaları desteklemek,
– Kanser yükünü azaltan sürdürülebilir programlar oluşturmak
amacıyla kurulmuştur.
İnanıyoruz ki:
Bir toplumun sağlığını korumak, tek bir kurumun değil, bilimi rehber eden herkesin ortak sorumluluğudur.
Vakfımız, bu ortak sorumluluğun, kolektif vicdanın ve bilimsel birikimin somut bir karşılığıdır.