Benim için onkoloji bir meslek değil, bir yaşam biçimi. Klişe gibi görünen bu söylemin gerçekliğini, hayatıma tanıklık eden herkes görebilir. Kanserle, mesaim bitse de sona ermeyen ve “profesyonel yaklaşım” gibi söylemlerle öteleyemeyeceğim bir ilişkimiz oldu. Ailemde pek çok kişiyi kanserden kaybetmiş olmam ve hâlen kanserle mücadele eden aile üyelerimin bulunması, onu hayatımın merkezine yerleştiren bir gerçeklik yarattı.
Ona, neredeyse çeyrek asırdır, bir radyasyon onkoloğu, bir akademisyen, bir hasta yakını ve bir insan olarak, her açıdan bakabildim.
Bugün hâlâ hastalarımla ilgileniyor, radyoterapi planlıyor, öğrenciler yetiştiriyor ve yayınlar yapıyorum. Edindiğim pratik sayesinde tüm bu çalışmaların her birinde, insanı merkeze alan bütünsel bir bakış açısıyla hareket ediyorum. Buna özel bir çaba harcamam gerekmiyor çünkü öğrendiklerimin en önemlisi daima aklımda: Hastalığı tedavi etmenin yolu, insanı anlamaktan geçiyor.
Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı, bu anlayışın doğal bir sonucu olarak; bütüncül yaklaşım dediğimiz katmanların tamamına ulaşmak amacıyla doğdu.
Amacımız, bilimin ışığında her bireyin kendi doğasına uygun yaşamasına rehberlik etmek.
Prof. Dr. Berrin Pehlivan
